Bir kişinin, eşinin kendisini aldattığını ispatlamak amacıyla, eşinin e-posta ve sosyal medya hesabına girerek üçüncü bir kişiyle olan yazışmalarını ele geçirmesi ve bunları boşanma davasında delil olarak kullanmak üzere eşinin yakınlarına göndermesi eylemi hangi suçları oluşturabilir? Yargıtay'ın yaklaşımını TCK m. 132 ve olası diğer suçlar açısından değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #23807

Bu eylem birden fazla suçu gündeme getirebilir. Eşinin e-posta ve sosyal medya hesabına girmesi TCK m. 243 (Bilişim sistemine girme) suçunu oluşturur. Eşinin üçüncü bir kişiyle olan haberleşme içeriklerini okuması TCK m. 132/1 (Haberleşmenin gizliliğini ihlal) suçunu oluşturur. Bu haberleşme içeriklerini eşinin yakınlarına göndermesi ise TCK m. 132/2 (Haberleşme içeriklerini ifşa) suçunu oluşturur. Yargıtay, boşanma davasında delil elde etme amacının her zaman bir hukuka uygunluk nedeni teşkil etmediğini, özellikle planlı bir şekilde ve sistematik olarak başkasının özel alanına girilerek delil toplanmasının hukuka aykırı olduğunu kabul etmektedir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2014/13367 K. sayılı kararında benzer bir olayda, sanığın eyleminin hukuka aykırı olmadığına karar verilmiş olsa da, bu karar somut olayın özelliklerine (uzun süredir devam eden geçimsizlik, iftira atıldığını ispat çabası vb.) dayanmaktadır ve genel bir kural olarak kabul edilemez. Genel eğilim, bu tür eylemlerin TCK m. 132'deki suçları oluşturduğu yönündedir ve bu suçlar arasında fikri içtima kuralları (TCK m. 44) uygulanabilir.