Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren 'Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olmak' (DMK m. 125/E-l) fiili ile ceza hukukundaki 'terör örgütüne üye olmak' (TCK m. 314) suçu arasındaki ilişkiyi açıklayınız. Bir memurun örgüt üyeliğinden beraat etmesi, bu disiplin cezasını almasına engel midir?
Bu iki kavram arasında fark vardır ve birinden beraat etmek, diğerinden ceza almayı mutlak olarak engellemez. TCK m. 314'teki 'örgüt üyeliği', örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmayı, emir ve talimat almayı gerektiren, süreklilik arz eden organik bir bağı ifade eder ve bunun için çok daha sıkı delil standartları (kesin, inandırıcı delil) aranır. DMK m. 125/E-l'deki 'eylem birliği içerisinde olmak' ise daha geniş bir kavramdır. Örgüt üyesi olmasa dahi, memurun örgütün amaçları doğrultusunda ve onunla aynı yönde hareket eden eylemlerde bulunması bu kapsamda değerlendirilebilir. Bu nedenle, bir memur, ceza mahkemesinde 'örgüt üyeliği' suçunun unsurları (özellikle hiyerarşik bağ) tam olarak ispatlanamadığı için beraat edebilir. Ancak, aynı deliller, memurun örgütle 'eylem birliği' içinde olduğunu veya ona 'yardım ettiğini' göstermeye yeterli bulunursa, disiplin hukuku açısından (daha esnek olan 'tam kanaat' standardıyla) memurluktan çıkarma cezası verilebilir. İki sürecin amacı ve delil değerlendirme standardı farklıdır.