TCK m. 135 (Kişisel Verilerin Kaydedilmesi) suçunda, verilerin 'bilgisayar ortamında veya kağıt üzerinde' kaydedilmesi arasında bir fark gözetilmiş midir? Bu durumun Avrupa Konseyi Sözleşmesi ile ilişkisi nedir?
Hayır, bir fark gözetilmemiştir. TCK m. 135'in gerekçesinde, 'Söz konusu suç tanımında kişisel verilerin bilgisayar ortamında veya kağıt üzerinde kayda alınması arasında bir ayırım gözetilmemiştir.' denilmektedir. Bu, suçun oluşması için verinin kaydedildiği medyanın (dijital, analog, fiziki vb.) bir öneminin olmadığını gösterir. Gerekçede ayrıca, bu suç tanımı ile Türkiye’nin de taraf olduğu 'Kişisel Nitelikteki Verilerin Otomatik İşleme Tâbi Tutulması Karşısında Şahısların Korunmasına Dair Sözleşme'nin (108 sayılı Sözleşme) ilgili hükümlerine geçerlilik tanındığı belirtilmiştir. Bu, kanun koyucunun, kişisel verilerin korunması alanında uluslararası standartları dikkate aldığını ve teknolojiden bağımsız, geniş bir koruma sağlamayı amaçladığını göstermektedir.