5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 71. maddesinde tanımlanan 'kamu zararı' ile TCK m. 257'deki 'kamunun zararına neden olma' unsuru arasındaki ilişkiyi, bir alım-satım örneği üzerinden açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #23787

5018 sayılı Kanun'daki tanım, TCK m. 257'deki unsurun yorumlanmasında önemli bir referanstır. 5018 sayılı Kanun, kamu zararını 'kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması' olarak tanımlar. Bu, ekonomik ve ölçülebilir bir zararı ifade eder. Bir alım-satım örneğinde bu durum şöyle somutlaşır: Bir kamu görevlisinin, kurum için bir mal veya hizmet alımı yaparken, görevinin gereklerine aykırı hareket ederek (örneğin, usulsüz bir firmayı tercih ederek) bu malı piyasa rayicinin (emsal fiyatının) üzerinde bir fiyattan alması durumunda, rayiç bedel ile ödenen bedel arasındaki fark, doğrudan bir 'kamu zararı' oluşturur. Aynı şekilde, kuruma ait bir malı satarken, rayiç bedelin altında bir fiyata satması da kamu kaynağında eksilmeye neden olacağından kamu zararıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/31 sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu zararın varlığı her olayda somut olarak, işin niteliğine ve rayiç bedellere göre hâkim tarafından belirlenmelidir.