Bir avukatın müvekkili aleyhine açılan davayı takip etmemesi, duruşmalara katılmaması ve kararı temyiz etmeyerek kesinleşmesine neden olması eylemleri, hangi suçları oluşturabilir ve bu suçlar nasıl bir arada değerlendirilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #23786

Bu eylemler, hem TCK m. 257/2 (ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma) hem de TCK m. 155/2 (hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma) suçlarını oluşturabilir. Avukatın, vekalet görevini kasten ihmal ederek müvekkilinin savunma hakkından mahrum kalmasına ve mağduriyetine neden olması TCK m. 257/2'yi oluşturur. Eğer avukat, bu dava için müvekkilinden masraf veya vekalet ücreti almış ve bu ücretin karşılığı olan hizmeti yerine getirmemişse, bu durum aynı zamanda hizmet ilişkisinden doğan güveni kötüye kullanma suçunu da (TCK m. 155/2) oluşturur. Yargıtay, bu gibi durumlarda genellikle suçların içtimaı kurallarını uygular. Eğer eylemler bir bütün olarak değerlendirildiğinde tek bir amaca yönelikse ve biri diğerinin unsuru veya ağırlaştırıcı nedeni ise, en ağır olan suçtan ceza verilir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2018/4935 sayılı kararında eylemin kül halinde TCK m. 257/1'i oluşturacağı, Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2019/8469 sayılı kararında ise kül halinde görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve ayrıca güveni kötüye kullanmadan ceza verilemeyeceği belirtilmiştir. Bu, fikri içtima veya bileşik suç mantığıyla en kapsamlı suç tipinin (genellikle görevi kötüye kullanma) uygulanması gerektiğini gösterir.