4857 sayılı İş Kanunu'nun 34. maddesi 'Ücretin gününde ödenmemesi' durumunda işçinin haklarını düzenler. Ücretin ödenmeme süresi ve bu durumda işçinin iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınma hakkı nedir? Bu durumun toplu bir nitelik kazanması halinde 'grev' olarak nitelendirilebilir mi?
4857 sayılı İş Kanunu'nun 34. maddesine göre, ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir (34/1). Bu durumun işçiye haklı fesih hakkı da doğuracağı (24/II-e) unutulmamalıdır. Önemli bir nokta da şudur: 'Bu nedenle kişisel kararlarına dayanarak iş görme borcunu yerine getirmemeleri sayısal olarak toplu bir nitelik kazansa dahi grev olarak nitelendirilemez' (34/2). Çünkü grev, iş uyuşmazlığı halinde topluca iş bırakma eylemi olup, İş Kanunu'nda özel olarak düzenlenmiş ve yasal şartlara bağlıdır. Ücretin ödenmemesi nedeniyle iş bırakma ise işçinin Kanundan doğan bir haklı nedeni olup, yasal bir grev olarak kabul edilmez. Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır (34/3).