Görevi kötüye kullanma suçunda (TCK m. 257) 'kamu zararı' kavramının belirlenmesinde 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 71. maddesindeki tanım bağlayıcı mıdır? Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu kavramı nasıl yorumlamaktadır?
5018 sayılı Kanun'un 71. maddesindeki tanım, ceza hukuku uygulamasında yol gösterici olmakla birlikte mutlak anlamda bağlayıcı değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2015/192 sayılı kararında da belirttiği gibi, 'kamu zararı' kavramını her somut olayda hakimin belirlemesi gerektiğini vurgular. Bu belirleme, sadece muhasebesel bir eksilme veya artışa engel olma durumuyla sınırlı değildir. Bir işin, malın veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek bir fiyata alınıp alınmadığı gibi nesnel ölçütlere dayanmalıdır. CGK, miktarın kesin olarak saptanamasa bile, işin niteliğine göre rayicin üzerinde bir bedel ödendiğinin anlaşılması halinde de kamu zararının varlığının kabul edileceğini belirtir. Ancak CGK, 'norma aykırı her davranışın, kamuya duyulan güveni sarstığı, dolayısıyla kamu zararına yol açtığı' şeklindeki soyut bir yaklaşımla da hareket edilmemesi gerektiğini, zararın somut ve ekonomik bir nitelik taşıması gerektiğini vurgulayarak kavramın sınırlarını çizmektedir.