4857 sayılı İş Kanunu'nun 36. maddesi 'Kamu makamlarının ve asıl işverenlerin hakedişlerinden ücreti kesme yükümlülüğü'nü düzenler. Bu düzenlemenin amacı nedir ve hangi şartlar altında kamu kurumları ve asıl işverenler, işçilerin ücretlerini ödemekten sorumlu hale gelirler? Bu sorumluluğun bir sınırı var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #237728

4857 sayılı İş Kanunu'nun 36. maddesi, özellikle kamu ihale süreçlerinde veya büyük yapım işlerinde taşeron veya müteahhitlerin işçilerinin ücretlerini ödememe riskine karşı işçileri korumayı amaçlar. Maddeye göre, genel ve katma bütçeli daireler, mahalli idareler, kamu iktisadi teşebbüsleri veya özel kanunlara/Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine dayanılarak kurulan banka ve kuruluşlar ile asıl işverenler, müteahhit veya taşeronlarca ücretleri ödenmeyen işçilerin bulunup bulunmadığını kontrol etmek veya ücreti ödenmeyen işçinin başvurusu üzerine, istenen bordrolara göre bu ücretleri müteahhit veya taşeronların hakedişlerinden öderler (36/1). Bu uygulamanın duyurulması, hakediş ödeneceği ilgili idare tarafından işyerinde ilan tahtası veya işçilerin toplu bulunduğu yerlerde yazılı ilan asılarak yapılır. Ancak, kamu idarelerinin sorumluluğu sınırlıdır: 'Ücret alacağı olan işçilerin her hakediş dönemi için olan ücret alacaklarının üç aylık tutarından fazlası hakkında adı geçen idarelere herhangi bir sorumluluk düşmez' (36/3). Bu, işçilerin ücret alacaklarının belirli bir kısmının güvence altına alınmasını sağlayan önemli bir sosyal düzenlemedir.