5275 sayılı Kanun'un 108. maddesi 'mükerrirlere özgü infaz rejimi'ni düzenlemektedir. Özellikle süreli hapis cezalarında tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın hesaplanmasında hangi prensipler uygulanır ve belirlenen üst sınır nedir? Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2022/4399 K. sayılı kararı bu konuda ne gibi bir açıklama getirmektedir?
5275 sayılı Kanun'un 108. maddesine göre: - Süreli hapis cezasının dörtte üçünün infaz kurumunda iyi hâlli olarak çekilmesi durumunda koşullu salıverilmeden yararlanılabilir (108/1-c). - Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz (108/2). - İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez (108/3). Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2022/5908 E., 2022/4399 K. sayılı kararına göre, birden fazla süreli hapis cezası mükerrirlere özgü infaz rejimi ile çektirilmesine karar verilen hükümlünün, öncelikle ceza infaz kurumunda kalacağı üst sınırın 5275 sayılı Kanun'un 107. maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendine göre 28 yıl olarak belirlenmesi gerekir. Daha sonra mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi gereken her bir ceza üzerinden 108. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince 2/3 oranı esas alınarak hesaplanan ve tekerrür nedeniyle ilave edilecek toplam sürenin, tekerrüre esas alınan hapis cezasının en ağır olanı ile karşılaştırılması yapılır. Hesaplanan toplam sürenin, tekerrüre esas alınan hapis cezasının en ağır olanını geçmemesi halinde bu hesaplanan süre, geçmesi halinde ise aynı Kanun'un 108. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tekerrüre esas alınan hapis cezasının en ağır olanı, 28 yıl olarak belirlenen şartla tahliye süresine eklenir. Ancak bu süre 32 yılı geçemez (107/4-e son cümle ve 108/1-c).