Bir hakimin, gerekçeli kararları makul sürenin çok üzerinde bir gecikmeyle yazması, TCK m. 257 açısından suç teşkil eder mi? Bu eylemde 'mağduriyet' unsuru nasıl gerçekleşir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #23736

Evet, bu eylem TCK m. 257/2'de düzenlenen ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçunu teşkil eder. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2015/192 sayılı kararında, bir iş mahkemesi hakiminin yüzlerce dosyanın gerekçeli kararını 1,5 aydan 14 aya varan sürelerle geciktirerek yazdığı bir olayda suçun oluştuğuna karar verilmiştir. Bu eylemde 'mağduriyet' unsuru, davaların taraflarının haklarına zamanında kavuşamaması şeklinde ortaya çıkar. Kararın geç yazılması nedeniyle alacaklı alacağını tahsil edemez, işe iade davasını kazanan işçi işine başlayamaz, tarafların hukuki durumu uzun süre belirsizlik içinde kalır. Anayasa'nın güvence altına aldığı 'makul sürede yargılanma hakkı' ihlal edilmiş olur. Bu durum, kişilerin sosyal ve ekonomik haklarının ihlali niteliğinde olup, Yargıtay tarafından 'mağduriyet' olarak kabul edilmektedir. Eylemin birden fazla dosyada tekrarlanması halinde, TCK m. 43 uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanır.