Birbirleriyle bağlantılı olmayan, yargılama usulü ve Yargıtay'daki temyiz inceleme yerleri farklı olan davaların (örneğin kira tespiti ve mülkiyet tespiti) aynı dilekçede açılması durumunda mahkeme nasıl bir yol izlemelidir?
Bu durumda mahkemenin davaları ayırması (tefrik etmesi) gerekir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2016/4556 Esas, 2016/3425 Karar sayılı kararında bu durum ele alınmıştır. Dava, kiracılığın tespiti, muarazanın giderilmesi, muhdesatın (yapının) tespiti ve tapuya şerh istemlerini içermektedir. Yargıtay, bu taleplerin bir kısmının Türk Borçlar Kanunu'na, bir kısmının ise Medeni Kanun hükümlerine dayandığını ve Yargıtay'daki temyiz inceleme yerlerinin (ilgili dairelerin) farklı olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle, birbiriyle bağlantılı olmayan, birlikte görülme zorunluluğu bulunmayan ve yargılama usulleri farklı olan bu davaların tefrik edilerek ayrı ayrı görülmesi gerekirken, birlikte görülerek hüküm verilmesini doğru bulmamış ve kararı bu yönden bozmuştur. Bu, HMK m. 167'de düzenlenen davaların ayrılması kurumunun bir uygulamasıdır.