TCK m. 135'te düzenlenen kişisel verilerin kaydedilmesi suçu ile TCK m. 134'te düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçu arasındaki ayrımı, özellikle bir kişinin görüntüsünün kaydedilmesi bağlamında açıklayınız. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2013/9669 sayılı kararı bu konuda ne gibi bir ölçüt getirmektedir?
Bu iki suç arasındaki temel ayrım, kaydedilen verinin niteliği ve kaydedildiği ortamın özel olup olmamasında yatar. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2013/9669 Esas, 2014/3760 Karar sayılı kararında bu ayrım net bir şekilde yapılmıştır. Karara göre, bir özel hayat görüntüsü ya da sesi, 'kişisel veri' olsa da, kişinin özel hayatına ilişkin görüntüsü ya da sesinin, bilgisi dışında kaydedilmesi TCK m. 134/1. cümlede düzenlenen 'özel hayatın gizliliğini ihlal' suçunu oluşturur. Bu nedenle, kişinin özel hayatına ilişkin bir görüntü veya ses, TCK m. 135 kapsamında kişisel veri olarak değerlendirilip bu maddeden ceza verilemez. Buna karşılık, kişinin özel yaşam alanı içerisinde yer almayan bir görüntüsünün (örneğin, işyerinin dışını gösteren güvenlik kamerası kaydı) kaydedilmesi, TCK 134 kapsamında özel hayatın gizliliğini ihlal etmediği gibi, karara göre 'kişisel veri' olarak da kabul edilip TCK 135'ten mahkumiyet kurulmasını gerektirmez. Bu tür eylemler, ancak kişilik hakkı ihlali olarak özel hukuk yaptırımlarına konu olabilir. Dolayısıyla, kaydedilen görüntünün 'özel yaşam alanına' ilişkin olup olmadığı, bu iki suç arasındaki ayrımda kritik bir ölçüttür.