Yargıtay, manevi tazminat davalarının kısmi dava olarak açılamayacağını ve bölünemeyeceğini belirtmektedir. Bu ilkenin, temyiz kesinlik sınırına etkisi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #23647

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 2017/28178 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, manevi tazminatın niteliği gereği bölünemeyeceği ve bir defada istenmesi gerektiği kabul edilmektedir. Bu nedenle, davacı 'fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak' daha düşük bir miktarda manevi tazminat talep etmiş olsa bile, davanın değeri talep edilen bu miktar olarak kabul edilir. Bu durumun temyiz kesinlik sınırına etkisi şudur: Eğer davacının talep ettiği manevi tazminat miktarı, karar tarihindeki temyiz kesinlik sınırının altında kalıyorsa, Bölge Adliye Mahkemesi'nin bu talebe ilişkin kararı kesindir ve temyiz edilemez. Davacının 'aslında daha fazla manevi zararım vardı' iddiası, kesinlik sınırının belirlenmesinde dikkate alınmaz. Çünkü manevi tazminat bölünemez olduğu için, saklı tutulan bir haktan söz edilemez.