Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 2016/7219 E., 2017/5838 K. sayılı kararında, 'suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak' suçundan verilen mahkumiyet hükmünün infazının 5275 sayılı Kanun'un 107/4 maddesi gereğince yapılması gerektiği belirtilmiştir. Bu durum, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasında 'usulü kazanılmış hak' ilkesini nasıl etkilemektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #236288

Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin kararına göre, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçundan verilen mahkumiyet hükmünün infazının 5275 sayılı Kanun'un 107/4 maddesi gereğince (örgütlü suçlarda dörtte üç infaz oranı) yapılması esastır. Bu karar, hükümde TCK 58/9 maddesi (mükerrirlere özgü infaz rejimi) belirtilmese bile, örgüt mensubu suçlularla ilgili özel düzenleme olan 5275 sayılı Kanun'un 107/4 maddesi nazara alındığında, özellikle süreli hapis cezalarının infazı yönünden *kazanılmış haktan bahsetme imkanının bulunmadığını* belirtmiştir. Yani, TCK 58/9'un bir ceza değil, infaz rejimi kuralı olması ve CMUK 326/son maddesindeki kazanılmış hakkın 'ceza tür ve miktarı' ile sınırlı olması nedeniyle, hükümde gösterilmemesi kazanılmış hak oluşturmaz ve infaz aşamasında resen nazara alınabilir (Yargıtay 13. Ceza Dairesi 2016/7219 E., 2017/5838 K.).