Türk Ceza Kanunu 220. maddesinde suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 7. fıkrasında yer alan 'örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi'nin hukuki durumu nasıl değerlendirilir? Bu fiiller bağımsız bir suç mu, yoksa örgüt üyeliği kapsamında mı değerlendirilir?
TCK 220. maddesinin 7. fıkrasında, 'Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak cezalandırılacağı' belirtilmiştir. Anılan normun konuluş amacı, 'örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır' şeklinde açıklanmıştır. Bu düzenlemeyle, 765 sayılı TCK'nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilmiş ve *bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir*. Yardım fiilini işleyen failin, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK 314 kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması ve yapılan yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması gereklidir. Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Eğer yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk varsa, sanığın hukuki durumunun örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilmesi gerekebilir (Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2017/2498 E., 2018/2388 K.).