TCK 221 Gerekçesi, dördüncü fıkranın düzenlenme amacını, kurucu, yönetici veya üyenin örgütün dağılmasını sağlama imkânından yoksun olabileceği durumlar için bir düzenleme olarak açıklamaktadır. Bu bağlamda, yakalandıktan sonra bilgi veren failin cezasında yapılacak indirimin oranı neye göre belirlenir ve bu indirimin uygulanabilmesi için aranan 'pişmanlık' şartı nasıl yorumlanır?
TCK 221 Gerekçesi, dördüncü fıkranın düzenlenme amacını, örgütün kurucusu, yöneticisi veya üyesi olmakla birlikte, örgütün ulaştığı yapılanma itibarıyla dağılmasını sağlama imkanından yoksun olan kişilerin belli şartlarda etkin pişmanlıktan yararlanmasını sağlamak olarak belirtir. Kurucu, yönetici veya üyenin, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgileri yakalandıktan sonra vermesi halinde, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçundan dolayı hakkında verilecek cezada *üçte birden dörtte üçe kadar indirim* yapılır. Bu indirim oranı belirlenirken failin vermiş olduğu bilgilerin niteliği göz önünde bulundurulur. Yargıtay'a göre, bu fıkranın uygulanabilmesi için failin 'pişmanlık duyması' ön koşuldur ve pişmanlığın maddi gerçeğin ortaya çıkması için yararlı bilgiler vermekle kalmayıp, yargılamanın her aşamasında sürdürülmesi ve verilen ifadelerin inkâr edilmemesi gerekir (TCK 221 Gerekçesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/1118 E., 2018/121 K.).