657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre 'Devlet memurluğundan çıkarma' cezasını gerektiren fiillerden 'Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak' (m. 125/E-g) hükmü nasıl yorumlanmalıdır? Danıştay'ın 'ölçülülük ilkesi' çerçevesindeki yaklaşımı nasıldır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #23565

'Yüz kızartıcı ve utanç verici hareket' kavramı, kanunda açıkça tanımlanmamış, yoruma açık bir ifadedir. Bu nedenle idarenin bu hükmü uygularken geniş bir takdir yetkisi bulunmaktadır. Ancak bu takdir yetkisi sınırsız değildir. Danıştay, bu tür cezalarda 'ölçülülük ilkesi'nin gözetilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Danıştay Onikinci Dairesi'nin 15/02/2017 tarihli, 2016/8859 Esas, 2017/321 Karar sayılı kararında belirtildiği gibi, disipline konu eylem ile yaptırım arasında adil bir denge bulunmalıdır. Bu denge, 'elverişlilik', 'zorunluluk' ve 'orantılılık' alt ilkeleriyle somutlaşır. Bir eylemin, memurluktan çıkarma gibi en ağır cezayı gerektirecek nitelik ve derecede olup olmadığı, her somut olayın özellikleri, eylemin işlendiği koşullar, memurun konumu ve fiilin kamusal hizmete ve memuriyet sıfatına verdiği zarar dikkate alınarak orantılı bir şekilde değerlendirilmelidir. Sadece basit bir disiplinsizlik veya uygunsuz bir davranış, bu ağır ceza için yeterli görülmeyebilir ve bu yönde verilen bir karar ölçülülük ilkesine aykırılıktan dolayı iptal edilebilir.