Terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek suçundan (TCK m.220/6 yollamasıyla m.314/3) hükümlü bir kişinin açık ceza infaz kurumuna ayrılma talebi değerlendirilirken, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği'nin örgüt mensuplarına ilişkin özel şartları (örgütten ayrıldığının tespiti gibi) uygulanabilir mi? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #232052

Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2019/3842 E., 2021/6470 K. sayılı kararında (ve atıf yapılan benzer kararda) belirtildiği üzere, 'terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek' suçundan hükümlü bir kişi, tanımı gereği örgüt mensubu olarak kabul edilemez. Bu durum kesinleşmiş yargı kararıyla sabittir. Dolayısıyla, bu hükümlünün açık ceza infaz kurumuna ayrılma talebi değerlendirilirken, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği'nin 'terör ve örgütlü suçlardan hükümlü olup, mensup oldukları örgütten ayrıldıkları idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilenler' için öngörülen özel şartları (örneğin, Yönetmelik m.6/2-ç) uygulanamaz. Yargıtay, örgüt mensubu olmadığı kesinleşmiş yargı kararı ile kabul edilen bir kişinin, mensup olduğu örgütten ayrılıp ayrılmadığı gibi subjektif ve bu dosya açısından hukuki sonuç doğurması mümkün olmayan bir değerlendirmeye tabi tutulmasının yerinde olmadığına karar vermiştir. Bu tür hükümlüler, genel şartları (örneğin, cezanın belirli bir kısmını kapalı kurumda iyi halli geçirme, koşullu salıverilme tarihine belirli bir süre kalması gibi Yönetmelik m.6/1-c) taşıyorlarsa açık kuruma ayrılabilirler. İlgili Kanun Maddeleri: TCK m.220/6, m.314/3; 5275 sayılı CGTİHK; Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği. Açıklama: Yargıtay, suçun hukuki tanımına ve kesinleşmiş mahkeme kararına aykırı bir şekilde, hükümlünün aleyhine yorum yapılarak ek şartlar getirilmesini hukuka uygun bulmamaktadır. Kişinin 'örgüt üyesi olmadığı' zaten mahkeme kararıyla sabit olduğundan, 'örgütten ayrılma' şartının aranması çelişkili olacaktır.