Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/6501 E., 2016/5473 K. sayılı kararında, kamu aracının görev sırasında karıştığı trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davasında adli yargının mı idari yargının mı görevli olduğu hususunda nasıl bir sonuca varılmıştır? Bu sonuca ulaşılırken hangi kanun maddelerine dayanılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #231992

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ilgili kararında, kamu aracının görev sırasında karıştığı trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davada adli yargının görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Mahkeme bu sonuca ulaşırken 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 106. ve 110. maddelerine dayanmıştır. KTK m.106, kamu kuruluşlarına ait motorlu araçların sebep oldukları zararlardan dolayı işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümlerin uygulanacağını belirtir. KTK m.110 ise (değişiklik sonrası haliyle) işleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanlar dahil, bu kanundan doğan sorumluluk davalarının adli yargıda görüleceğini açıkça ifade eder. Bu düzenlemeler karşısında, kamu araçlarının verdikleri zararlardan dolayı idarenin, kamu hukuku kurallarına göre değil, 'işleten' sıfatıyla özel hukuk kurallarına göre sorumlu tutulacağı ve davanın adli yargı yerinde görülmesi gerektiği belirtilmiştir. Yerel mahkemenin davalı İstanbul Emniyet Müdürlüğü yönünden yargı yolu bakımından görevsizlik kararı vermesi bu nedenle bozulmuştur. İlgili Kanun Maddeleri: KTK m.106, KTK m.110. Açıklama: Bu Yargıtay kararı, kamu hizmeti ifa eden araçların karıştığı trafik kazalarında idarenin sorumluluğunun adli yargıda özel hukuk hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiği yönündeki yerleşik içtihadı teyit etmektedir.