Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 15. maddesinde düzenlenen 'Deniz, Hava ve Demiryolu Taşıtlarında veya Bu Taşıtlarla İşlenen Suçlarda Yetki' kurallarını detaylandırınız. Özellikle çevreyi kirletme suçlarındaki yetki düzenlemesini (Türk karasuları, liman şehirleri) ve bu maddenin 'ek yetki kuralları' kapsamında nasıl bir istisna teşkil ettiğini Danıştay içtihatları ışığında analiz ediniz. CMK 12-21 arasındaki yetki düzenlemelerinin genel prensiplerini ve yetkisizlik iddiasının ileri sürülme zamanını da değerlendiriniz.
CMK'nın 15. maddesi, deniz, hava ve demiryolu taşıtlarında veya bu taşıtlarla işlenen suçlarda yetkiyi ayrı fıkralar halinde düzenler. Bu madde, CMK'nın 12-21. maddelerinde yer alan 'ek yetki kuralları'ndan biridir. **Çevreyi Kirletme Suçları:** Üçüncü fıkra, çevreyi kirletme suçlarında yetkili mahkemeyi gösterir. Türk kara suları dışında, yabancı gemi tarafından denizin kirletildiği ve kirlenmenin etkisinin Türk kara sularında görüldüğü hallerde, Türk mahkemeleri yetkili olur. Suçun işlendiği yere yakınlığına göre, fıkrada gösterilen liman şehirlerindeki mahkemelerden işe ilk el koyan mahkeme yer bakımından yetkili kabul edilir. **Yetkisizlik İddiası:** CMK 18. maddesine göre yetkisizlik iddiasını ileri sürme hakkı sanığa verilmiş olup, bu hak en geç ilk duruşmada ileri sürülmelidir. Yetki, görevde olduğu gibi kamu düzenine ilişkin olmayıp, yasal süre içerisinde ileri sürülmesi gereken bir husustur. Danıştay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/4717 K. sayılı kararı, CMK 142. maddesindeki tazminat istemine ilişkin yetkili mahkeme dışında yetkisizlik iddiası ve kararına ilişkin özel bir hüküm bulunmadığından, genel yetki kurallarının (CMK 12-21) uygulanması gerektiğini ve davalı kurumun süresinde yetkisizlik itirazında bulunmaması karşısında mahkemenin yargılamaya devam etmesinde isabetsizlik olmadığını belirtmiştir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-15-madde-cmk/)