Yargıtay ve Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararlarının hukuki dayanağını ve hukuk devleti ilkesi ile hak arama hürriyeti bağlamında taşıdığı önemi açıklayınız. Özellikle 'kanun yararına bozma' adlı olağanüstü kanun yolunun, idari para cezası gibi küçük miktarlı uyuşmazlıklardaki sınırlı uygulanabilirliğini eleştirel bir perspektifle değerlendiriniz ve bunun 'hukuka aykırılığın kabullenilmesi' izlenimi yaratıp yaratmadığını tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #231706

Yargıtay ve Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararları, farklı yargı birimleri arasındaki içtihat farklılıklarını gidermek ve yargı birliğini sağlamak amacıyla çıkarılan, bağlayıcı hukuki kararlardır. Hukuk devleti ilkesi ve hak arama hürriyeti açısından bu kararlar, hukuki güvenliği ve öngörülebilirliği sağlamak adına büyük önem taşır. Ancak, 'kanun yararına bozma' adlı olağanüstü kanun yolunun uygulanmasında, Adalet Bakanlığı'nın idari para cezası gibi küçük miktarlı uyuşmazlıklarda 'çok ciddi boyutlara ulaşan yargılama hukuku ile maddi hukuk kurallarına aykırılık' şartını arayarak başvuruya gitmemesi, eleştirel bir bakış açısı gerektirir. Bakanlık Kararı'nda belirtildiği gibi, 343 TL'lik idari para cezasına karşı itirazın kabulüne ilişkin Asliye Ceza Mahkemesi kararının hukuken geçersiz olduğu düşünülse bile, 'incelenen dosyada idari para cezası miktarının yukarıda anılan ölçüler içerisinde değerlendirilmesine imkan bulunmadığı' gerekçesiyle kanun yararına bozma yoluna gidilmemiştir. Bu durum, 'ortada hukuka aykırı bir tasarruf olsa da bu aykırılık büyük, önemli ve ciddi boyutta görülmediğinden, size hukuka aykırılığı kabullenmenizi ve içinize sindirmenizi tavsiye ediyoruz' anlamına geldiği belirtilmiştir. Bu uygulama, dayanağı kanun bile olsa savunulamaz ve hukuk devleti ilkesi ile hak arama özgürlüğü açısından eleştiriye açıktır, zira küçük miktarlı hukuka aykırılıkların dahi yargısal yolla düzeltilmemesi, hukuka güvensizlik yaratabilir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/yorumsuz)