Tasarrufun iptali davasının açılabilme şartlarını (borç ilişkisi, kesinleşmiş icra takibi, alacağın tasarruftan önce doğmuş olması) ve İİK'da düzenlenen hak düşürücü süreleri (İİK 278, 279) detaylıca açıklayınız. İspat yükünün kimde olduğunu ve alacaklının bu yükümlülüğünü nasıl yerine getirebileceğini değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #231681

Tasarrufun iptali davasının açılabilme şartları şunlardır: 1) İcra edilmeye uygun bir borç ilişkisinin söz konusu olması. 2) Kesinleşmiş bir icra takibi işleminin varlığı. 3) Davacı-alacaklının alacağının, dava konusu yapılan tasarruftan önce doğmuş olması; borçlunun tasarrufta bulunurken, o tarihte mevcut olmayan bir alacaklısına zarar vermesi mümkün değildir. **Hak Düşürücü Süreler:** Tasarrufun iptali davası hak düşürücü süreye tabidir. İİK'nın 278. maddesinde sayılan ve butlanı gereken tasarruflar bakımından bu süre geriye doğru 2 yıldır. İİK'nın 279. maddesinde sayılan ve borçluya zarar verme kast ve bilinciyle yapıldığı açık olan tasarruf işlemleri bakımından ise bu süre, tasarruf işleminin alacaklı tarafından bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde bu tarihten itibaren 5 yıllık hak düşürücü süreye tabidir. **İspat Yükü:** Bu dava bir işlemin iptaline dair olduğu için ispat yükü davacı alacaklı üzerindedir. Alacaklı, borçlunun mallarını kendisine zarar vermek maksadıyla 3. kişiye devrettiğini, tasarruf işlemlerinin borcu ödemekten kaçınmak amacıyla yapıldığını ve malları devralan 3. kişinin de bu durumu bildiğini ispatlamalıdır. Bu sorumluluk sebebiyle ispata yarar delillerin titizlikle toplanması ve mahkemeye sunulması gereklidir. (Kaynak: oner.av.tr/tasarrufun-iptali-davasi/)