Tasarrufun iptali davasını, borçlunun alacaklılarından mal kaçırma gayesiyle yaptığı tasarrufların önüne geçme amacını vurgulayarak, hukuki niteliği, muvazaa kavramından farkları ve davanın taraflarını (davacı alacaklı, davalı borçlu, üçüncü kişiler, mirasçılar) İcra ve İflas Kanunu (İİK) hükümleri çerçevesinde açıklayınız. Zorunlu dava arkadaşlığı ilkesinin bu davadaki uygulamasını değerlendiriniz.
Tasarrufun iptali davası, borçluların alacaklılarından mal kaçırma gayesiyle yaptıkları tasarrufların önüne geçmek için İcra ve İflas Kanunu'nda (İİK) düzenlenmiş, icra iflas hukukuna özgü bir dava türüdür. Bu dava, alacaklının alacakları ile sınırlı olmak kaydıyla borçlunun hukuken geçerli bir şekilde malvarlığı üzerindeki tasarruf işlemlerinin iptal edilmesine olanak sağlar. Muvazaa kavramından farklıdır, zira muvazaada işlem gerçekte hiç yapılmamışken, tasarrufun iptalinde işlem gerçekte mevcuttur ancak alacaklının zararına yapılmıştır. **Davanın Tarafları:** Davacı alacaklıdır. Davalılar ise İİK'nın 282. maddesi uyarınca borçlu, borçlu ile hukuki muamelede bulunan üçüncü kişiler, borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kişiler ve mirasçıları olarak sayılmıştır. Kötü niyet sahibi diğer üçüncü kişiler de davalı gösterilebilir. Bu davada borçlu ve davalı gösterilen diğer kişiler arasında 'zorunlu dava arkadaşlığı' söz konusudur. Dava sonucunda iptal halinde, üçüncü kişi, iptale tabi tasarrufun konusunu teşkil eden mallar üzerinde alacaklının cebri icrasına katlanmakla yükümlü olur. (Kaynak: oner.av.tr/tasarrufun-iptali-davasi/)