Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 58. maddesinde düzenlenen tanık dinleme usulünü ve tanığın korunmasına ilişkin hükümleri detaylandırınız. Özellikle gizli tanık beyanının hükme esas alınma şartlarını ve tercüman bilirkişinin yemininin yaptırılmamasının yargılama üzerindeki etkilerini Yargıtay içtihatları ışığında analiz ediniz.
CMK'nın 58. maddesi, tanıkların dinlenmesinde önemli hususları düzenler. Mahkeme, her zaman bilirkişinin duruşmada dinlenmesine karar verebileceği gibi, ilgililerin istemi halinde de açıklamalarda bulunmak üzere duruşmaya çağırabilir (CMK 68'e atıfla). Yaptıkları açıklamalardan sonra mahkeme başkanı veya hakim, çekilmelerine izin vermedikçe, bilirkişiler duruşma salonunda kalırlar; ancak salona teker teker alınıp birbirinden ayrı olarak dinlenmeleri zorunlu değildir. CMK 58/2-3, tanığın korunmasıyla ilgilidir, ancak metinde bu fıkraların içeriği doğrudan verilmemiştir, sadece Yargıtay kararlarında referans olarak geçmektedir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2013 tarihli bir kararı, soruşturma aşamasındaki beyanı hükme esas alınan gizli tanık X1'in duruşmada dinlenmeden hüküm kurulmasını CMK 58/2-3, 210 ve 217. maddelerine muhalefet olarak kabul etmiş ve bozma nedeni saymıştır. Ayrıca, Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2010 tarihli bir kararı, yeterince Türkçe bilmeyen sanıkların beyanlarının alınmasına yardımcı olan tercüman bilirkişinin kimliğinin tespit edilmemesi ve yemininin yaptırılmamasının CMK'nın 62/1, 58/1 ve 64/6. maddelerine aykırı olduğunu belirterek hükmün bozulmasına karar vermiştir. Bu durumlar, tanık ve bilirkişi dinleme usulündeki şekli şartların adil yargılama açısından taşıdığı önemi vurgular. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-58-madde-cmk/)