Ceza yargılamasında 'etkin pişmanlık' kurumunu (TCK 168) bir ceza indirim sebebi olarak açıklayınız. Özellikle dolandırıcılık suçu bağlamında, etkin pişmanlığın uygulanma şartları (zararın giderilmesi zamanı ve biçimi) ve Yargıtay içtihatlarının (mağdurun kabul etmemesi, ödeme noktasının belirlenmesi) bu konudaki rolünü tartışınız.
Etkin pişmanlık, Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenen ve failin hiç ceza almamasına ya da aldığı cezada indirim yapılmasına yol açan bir düzenlemedir. TCK 168. maddesine göre, suç tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. Bu hüküm her suç tipinde uygulanamaz, yalnızca kanunda düzenlenen suç tipleri için geçerlidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/15-735 E. 2016/55 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere, mağdurun iade veya tazmini kabul etmemesi durumu sanık aleyhine yorumlanmamalıdır. Mahkeme, bir ödeme noktası belirleyerek zararı gidermek isteyen sanığa bu imkanı sunmalıdır. Bu içtihat, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasında mağdurun tutumundan bağımsız olarak sanığa bir fırsat tanınması gerektiğini vurgular ve adil yargılama ilkesine hizmet eder. (Kaynak: avmehmetgenc.com/dolandiricilik-sucunda-magdurun-zararinin-giderilmesi)