Türk Ceza Kanunu'nun 295. maddesinde düzenlenen 'Muhafızın Görevini Kötüye Kullanması Suçu'nun farklı fıkralarındaki suç tiplerini (genel görevi kötüye kullanma, geçici uzaklaşmaya izin verme, kaçmaya imkan sağlama) ayrı ayrı ele alarak maddi ve manevi unsurlarını, failin özgü niteliğini ve suçun tamamlanma anını inceleyiniz. Özellikle üçüncü fıkradaki 'kaçmaya kasten imkan sağlama' suçuyla bağlantısını analiz ediniz.
TCK 295'te düzenlenen 'Muhafızın Görevini Kötüye Kullanması Suçu', 'Adliyeye Karşı Suçlar' bölümünde yer alır. Suçun faili, gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün muhafaza veya nakli ile görevli kişilerdir. **Birinci fıkra:** Bu kişilerin görevlerinin gereklerine aykırı hareket etmeleri halinde, genel görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin hükümler uygulanır; yani başka bağımsız bir suç oluşmadığında bu fıkra devreye girer. **İkinci fıkra:** Gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün bulunduğu yerden 'geçici bir süreyle uzaklaşmasına müsaade edilmesi' ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır. Suçun tamamlanması için hükümlü, tutuklu veya gözaltına alınanın kaçmasına ihtiyaç yoktur; iznin verilmesiyle suç oluşur. **Üçüncü fıkra:** Eğer bu izin sonucu kaçma gerçekleşirse, bu durumda 'kaçmaya kasten imkan sağlama' suçuna ilişkin hükümler uygulanır. Bu, ikinci fıkradaki suçun neticesinde daha ağır bir sonucun doğması halinde uygulanacak nitelikli hal veya farklı bir suç tipine atıftır. Suçun manevi unsuru kasttır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/muhafizin-gorevini-kotuye-kullanmasi-sucu.html)