Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2007/931 E. sayılı kararında, hükümlülerin kendi aralarında kitap alışverişi yapma taleplerinin reddine ilişkin Eğitim Kurulu kararının iptali, hangi gerekçelere dayandırılmıştır? İdarenin 'örgütsel bağların devam ettirilmemesi' argümanı neden kabul görmemiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #231630

Metinde, Kocaeli 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Eğitim Kurulu Başkanlığı'nın hükümlüler arasında kitap alışverişi taleplerinin reddine dair kararına karşı yapılan şikayet üzerine, İnfaz Hakimliği'nin 'Tüzüğün 92. maddesinde yasaklayıcı bir hüküm bulunmadığından anılan işlemin iptaline' karar verdiği ve bu karara yapılan itirazın da Ağır Ceza Mahkemesi'nce reddedildiği belirtilmiştir. Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma talebi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesi, bu kararı bozmuştur. Bozma gerekçeleri şunlardır: 1. Mevzuatta Hüküm Bulunmaması: 5275 sayılı İnfaz Kanunu'nun 61. (Kütüphaneden yararlanma) ve 62. (Süreli veya süresiz yayınlardan yararlanma) maddeleri ile ilgili Tüzüğün (Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük) 86. ve 87. maddelerinde hükümlülerin kütüphane ve kitaplıklardan ne şekilde yararlanabilecekleri gösterilmiş olup, hükümlülerin kendi aralarında kitap alışverişi yapabileceklerine dair bir düzenleme bulunmamaktadır. 2. Kurum Disiplini ve Güvenliği: Terör ve organize suç örgütü üyelerinin bulunduğu yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarında, örgütsel bağların devam ettirilmemesi, güçlendirilmemesi ve yönetici konumundaki hükümlü ve tutukluların alt kademedeki örgüt üyeleri ile ilişkilerinin kesilmesi hususlarında idarenin bir kısım tedbirler almasının kurum içi disiplin kurallarına riayet edilmesini temin bakımından önemli olduğu gözetilmiştir. Yargıtay, İnfaz Hakimliği ve Ağır Ceza Mahkemesi'nin 'Tüzükte yasaklayıcı hüküm yoksa serbesttir' şeklindeki yorumunu kabul etmemiş; aksine, böyle bir serbestiyi tanıyan bir düzenleme olmadığı ve özellikle yüksek güvenlikli cezaevlerinde idarenin örgütsel iletişimi engellemeye yönelik tedbirler alabileceği gerekçesiyle, kitap alışverişini yasaklayan idari kararın hukuka uygun olabileceğine işaret etmiştir. Yani, 'örgütsel bağların devam ettirilmemesi' argümanı Yargıtay tarafından geçerli bir gerekçe olarak kabul görmüştür.