TCK md. 158'de düzenlenen nitelikli dolandırıcılık hallerinden (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan durumların ceza üzerindeki etkisi nedir? Bu bentlerde belirtilen suçların diğer nitelikli hallerden farkı nedir?
TCK md. 158, dolandırıcılık suçunun çeşitli nitelikli hallerini düzenleyerek daha ağır cezalar öngörmüştür. Maddenin genelinde nitelikli dolandırıcılık için üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası öngörülmüştür. Ancak, metinde özellikle vurgulanan (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde (bu bentlerin içeriği metinde verilmemiş, ancak genel olarak daha ağır kabul edilen durumları ifade ederler; örneğin (e) kamu kurum ve kuruluşlarının zararına, (f) bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle, (j) banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, (k) sigorta bedelini almak maksadıyla, (l) kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle) hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı ise suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacaktır. Bu bentlerin diğer nitelikli hallerden farkı, kanun koyucunun bu fiilleri toplum veya bireyler açısından daha tehlikeli ve zararlı görmesi, bu nedenle daha caydırıcı ve ağır cezalar öngörmesidir. Cezanın alt sınırının yükseltilmesi ve adli para cezasının elde edilen menfaate endekslenmesi, bu tür nitelikli dolandırıcılık fiilleriyle daha etkin mücadele etme amacını taşır.