Uzlaşma kurumu, hem muhakeme hukuku hem de ceza hukuku kurumu olarak nitelendirilebilir. Bu ikili niteliği ve 'derhal uygulama' ilkesiyle ilişkisini Ceza Genel Kurulu kararları (örn: CGK-K.2018/478) ışığında açıklayınız.
Uzlaşma kurumu (CMK md. 253 vd.), Ceza Genel Kurulu'nun 2018/478 sayılı kararında da belirtildiği gibi ikili bir niteliğe sahiptir: 1. Muhakeme Hukuku Kurumu Olması: Uzlaşma, belirli suçlarda kamu davasının açılmasını engelleyebilir veya açılmış olan kamu davasının düşmesine neden olabilir. Bu yönüyle, yargılama sürecini doğrudan etkileyen, muhakemeye devam edilmesini engelleyen bir usul kurumudur. 2. Ceza Hukuku Kurumu Olması: Uzlaşma sonucunda failin cezalandırılması olanağı ortadan kalktığından, fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdiren bir maddi ceza hukuku sonucunu da doğurur. Ceza Genel Kurulu, uzlaşmanın muhakeme hukuku kurumu olma özelliğinin her durumda öne çıktığını belirtmiştir. Çünkü ceza ilişkisi, usulî bir işlem (uzlaşma) nedeniyle, yani muhakemeye devam edilemediği için sona ermektedir. Usul kanunlarının zaman bakımından uygulanmasındaki 'derhal uygulama' ilkesi gereğince, uzlaşma kapsamını genişleten veya daraltan yasa değişiklikleri, yürürlüğe girdiği andan itibaren derdest davalarda da uygulanabilir. Eğer bir suç, yargılama sırasında yapılan bir değişiklikle uzlaşma kapsamına alınmışsa, derhal uygulama ilkesi gereği mahkemenin uzlaştırma prosedürünü işletmesi gerekir. Bu durum, uzlaşmanın daha çok bir muhakeme engeli olarak görülmesiyle ilgilidir.