Usul kanunlarında yapılan bir değişiklik veya Anayasa Mahkemesi'nin bir usul kuralını iptal etmesi durumunda, 'derhal uygulama' ilkesi gereği eski kanuna göre yapılmış işlemlerin akıbeti ne olur? Yeni kanunun veya iptal kararının devam eden işlemlere etkisi nasıldır?
Usul kanunlarının zaman bakımından uygulanmasında geçerli olan 'derhal uygulama' ilkesinin önemli sonuçları vardır: a) Yürürlükte Olan Kanuna Göre Yapılmış İşlemlerin Geçerliliği: Eski usul kanunu zamanında yapılmış ve tamamlanmış usul işlemleri, yeni kanunun yürürlüğe girmesiyle veya bir kuralın AYM tarafından iptal edilmesiyle kural olarak geçerliliğini yitirmez (CGK-K.2021/641). Yani, eski kanuna uygun olarak yapılmış bir sorgu, tutuklama kararı veya delil toplama işlemi, sırf yeni kanun farklı bir usul öngördüğü için geçersiz sayılmaz. Bu, hukuki güvenlik ve istikrarın bir gereğidir. b) Yeni Kanunun Sonraki İşlemlere Uygulanması: Yeni kanunun yürürlüğünden ya da Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra yapılması gereken usul işlemleri ise yeni kanuna ya da iptal kararıyla ortaya çıkan yeni usule tabi olacaktır (CGK-K.2018/478). Örneğin, kanun değişikliğinden sonra yapılacak bir duruşma, yeni usul kurallarına göre yürütülür. Bu ilke, yargılamaların sürekli olarak eski ve yeni kanunlar arasında gidip gelmesini önleyerek süreci daha yönetilebilir kılmayı amaçlar.