Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2015/238 E. sayılı kararında, propaganda suçunun (3713 sayılı Kanun md. 7/2) CMK md. 58/5 gereğince örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlardan olmaması nedeniyle gizli tanık ifadesinin sanık aleyhine delil olarak kullanılmasına yasal imkan bulunmadığı belirtilmiştir. CMK md. 58/5'in bu bağlamdaki rolünü ve kararın gerekçesini açıklayınız.
CMK md. 58/5, 'Bu madde hükümleri, ancak suç işlemek amacıyla teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili olarak uygulanabilir.' demektedir. Bu madde, özellikle tanığın kimliğinin gizlenmesi (gizli tanıklık) gibi özel tanık koruma tedbirlerinin uygulanma alanını sınırlar. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2015/238 E. sayılı kararında, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7/2. maddesinde düzenlenen propaganda suçunun, CMK md. 58/5'in aradığı anlamda 'örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen bir suç' niteliğinde olmadığı kabul edilmiştir. Propaganda suçu, tek başına bir örgüt üyeliği veya örgüt adına suç işleme anlamına gelmeyebilir; kişinin bireysel bir eylemi de olabilir. Dolayısıyla, mahkeme, propaganda suçundan yargılanan sanık aleyhine gizli tanık ifadesinin delil olarak kullanılamayacağına hükmetmiştir. Çünkü CMK md. 58/5, gizli tanıklık gibi olağanüstü bir delil elde etme ve tanık koruma yönteminin ancak daha ağır ve organize suçlarla (örgütlü suçlarla) sınırlı olarak uygulanabileceğini öngörmektedir. Bu, gizli tanıklığın keyfi veya gereksiz yere yaygınlaşmasını önlemeyi ve sanığın adil yargılanma hakkını korumayı amaçlar.