Tüketici mahkemelerindeki uyuşmazlıklarda dava şartı olarak arabulucuya başvurulmasını öngören kural (6502 sayılı Kanun m.73/A), Anayasa Mahkemesi tarafından mahkemeye erişim hakkına bir sınırlama olarak görülmüş müdür? Eğer öyleyse, bu sınırlamanın Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verilmesinin temel gerekçeleri nelerdir? (zulkufarslan.av.tr/aleni-yargilanma-ilkesinin-sinirlanmasi/)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #230844

Evet, Anayasa Mahkemesi, tüketici mahkemelerinde dava açılabilmesi için öncelikle arabulucuya başvurulma şartını öngören kuralın (6502 sayılı Kanun m.73/A) mahkemeye erişim hakkına yönelik bir sınırlama getirdiğini kabul etmiştir. Ancak bu sınırlamanın Anayasa'ya aykırı olmadığına şu temel gerekçelerle karar vermiştir (zulkufarslan.av.tr/aleni-yargilanma-ilkesinin-sinirlanmasi/): 1. **Elverişlilik:** Sınırlamanın, uyuşmazlıkların daha kısa sürede ve basitçe çözülebilmesi ile yargı makamlarının iş yükünün azaltılarak yargılamaların makul sürede sonuçlandırılması amaçlarına ulaşmada elverişli olduğu değerlendirilmiştir. 2. **Zorunluluğun Sınırlı Olması:** Zorunluluk yalnızca arabuluculuğa başvuru ile sınırlıdır; süreç ve sonuç üzerinde taraf iradeleri egemendir. Taraflar istedikleri zaman süreci sonlandırabilir ve anlaşmaya varıp varmamakta serbesttir. Anlaşmazlık halinde yargı yolu açıktır. 3. **Makul Süre ve Hak Kaybı Yokluğu:** Arabuluculuk süreci en fazla dört hafta içinde bitirileceğinden, hak ve alacakların elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşmadığı veya sürenin makul kabul edilemeyecek şekilde uzamadığı belirtilmiştir. Ayrıca zamanaşımı durmakta, hak düşürücü süreler işlememektedir. 4. **Maliyet:** Belirli durumlarda (taraflara ulaşılamaması, katılmama, anlaşma veya anlaşamama) tüketicinin ödemesi gereken arabuluculuk ücretinin Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacağı hükme bağlanmıştır. 5. **İstisnalar ve Esneklik:** Dava şartı arabuluculuğun istisnalarına yer verilerek zorunluluğa esneklik sağlanmıştır. 6. **Ölçülülük:** Bu değerlendirmeler ışığında, kuralın kişiler ile kamu yararı arasındaki dengeyi koruduğu, mahkemeye erişim hakkına getirilen sınırlamanın kişilere orantısız bir külfet getirmediği ve ölçülü olduğu sonucuna ulaşılmıştır.