1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun kapsamında, bildirim ve izin şartına uyulmadan yurt dışına altın çıkarılması durumunda uygulanan idari para cezasının Anayasa Mahkemesi tarafından mülkiyet hakkı ihlali olarak değerlendirilmesinin temel gerekçeleri nelerdir? (zulkufarslan.av.tr/yurt-disina-altin-cikarma/)
Zulkufarslan.av.tr/yurt-disina-altin-cikarma/ adresindeki AYM kararı özetine göre, Anayasa Mahkemesi, 1567 sayılı Kanun'da öngörülen idari para cezasının (altınların rayiç bedeli kadar, teşebbüs halinde yarısı kadar) mülkiyet hakkını ihlal ettiğini şu gerekçelerle değerlendirmiştir: 1. **Yargısal Denetim ve Şahsileştirme İmkânı Yokluğu:** Kanun, mahkemelere somut olayın şartlarına göre (kusur derecesi, paranın kaynağı, korunan meşru amacın ne ölçüde zarar gördüğü vb.) yargısal denetim yapma ve müdahaleyi ölçülü kılacak farklı sonuçlara ulaşma imkânı tanımamaktadır. Sabit bir oran öngörmektedir. 2. **Aşırı Külfet:** Olayda, altının herhangi bir suça konu olduğuna veya kaynağının belirsizliğine ilişkin bir veri bulunmadığı, kabahatin koruduğu hukuki menfaatin ülkeye altın giriş çıkışını takip etmekten ibaret olduğu halde, başvurucuya el konulan altının %50'si oranında (teşebbüs) para cezası verilmiştir. Bu durum, başvurucuya şahsi olarak aşırı bir külfet yüklemiştir. 3. **Adil Dengenin Bozulması:** Müdahale ile korunmak istenen meşru amaç (bildirim ve izin yükümlülüğüne uyulmasını sağlamak) ile kişinin mülkiyet hakkı arasındaki olması gereken adil denge başvurucu aleyhine bozulmuştur.