Türk hukukunda idare mahkemelerinin 'ilk derece mahkemesi' sıfatıyla idari davalara bakma yetkisini İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) madde 2 çerçevesinde açıklayınız. Özellikle 'iptal davaları' ve 'tam yargı davaları' arasındaki temel farkları, amaçlarını ve bu davaların konusunu oluşturan idari eylem ve işlemlerin niteliğini detaylandırınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #229679

İYUK madde 2'ye göre idare mahkemeleri, ilk derece mahkemesi sıfatıyla idari eylem ve idari işlemler nedeniyle zarar gören kişiler tarafından açılan idari davalara bakmaktadır. İdari davalar üç ana türde sayılmıştır: (1) İdari işlemler hakkında açılan iptal davaları: İdari işlemin hukuka aykırılığı nedeniyle ortadan kaldırılmasını amaçlar. Örneğin, haksız bir atama işleminin iptali. (2) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtemel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları: İdari eylem veya işlemden kaynaklanan zararın tazminini amaçlar. Örneğin, idarenin kusurlu bir eyleminden doğan maddi/manevi zararın karşılanması. (3) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasından çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar. İdari yargı yetkisinin sınırı, idare hukuku kuralları içinde kamu hizmetinin yürütülmesi amacıyla, kamu gücü kullanılarak tesis edilen idari işlemler, idari eylemler ve idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların görüm ve çözümüyle sınırlıdır.