İlamsız icra takibi (İİK m. 42 vd.) hangi tür alacaklar için başlatılabilir ve bu takip türünün temel özellikleri nelerdir? Borçlunun ödeme emrine itiraz hakkı ve süresi nedir?
İlamsız icra takibi, alacaklının elinde bir mahkeme kararı (ilam) veya ilam niteliğinde bir belge olmaksızın, doğrudan icra dairesine başvurarak başlattığı bir takip türüdür. Hangi Tür Alacaklar İçin Başlatılabilir? İİK Madde 42'ye göre, ilamsız icra takibi kural olarak sadece para alacakları ve teminat alacakları için başlatılabilir. Yani, bir şeyin teslimi, bir işin yapılması veya yapılmaması gibi talepler için ilamsız takip yoluna gidilemez (istisnalar hariç, örneğin kiralananın ilamsız tahliyesi). Temel Özellikleri: 1. Mahkeme Kararı Gerekmez: Alacaklının, alacağını ispatlayan bir mahkeme kararına ihtiyacı yoktur. Sadece bir alacağı olduğunu beyan etmesi yeterlidir. 2. Hızlıdır: Mahkeme sürecini beklemeden doğrudan icra dairesi aracılığıyla borçluya ödeme emri gönderilir. 3. Borçlunun İtiraz Hakkı Vardır: İlamsız takibin en önemli özelliği, borçlunun kendisine tebliğ edilen ödeme emrine itiraz ederek takibi durdurabilmesidir. 4. İspat Yükü: İtiraz üzerine takip durduğunda, alacaklının itirazı kaldırmak veya iptal ettirmek için dava açması ve alacağını mahkemede ispatlaması gerekir. Borçlunun Ödeme Emrine İtiraz Hakkı ve Süresi: Ödeme emrini tebellüğ eden borçlu, borcu olmadığına veya alacaklının talep ettiği miktarda borcu bulunmadığına inanıyorsa, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak itiraz edebilir (İİK m. 62). Bu itirazla birlikte takip kendiliğinden durur. Borçlu itirazında sebep bildirmek zorunda değildir, sadece 'borcum yoktur' demesi yeterlidir (imzaya itiraz hariç). Eğer borçlu süresi içinde itiraz etmezse, takip kesinleşir ve alacaklı haciz işlemlerine başlayabilir.