6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 39 (eski BK Madde 31) kapsamında, korkutma (ikrah) nedeniyle bir sözleşmenin iptali için öngörülen 'bir yıllık hak düşürücü süre' ne zaman işlemeye başlar ve bu süre içinde sözleşmeyle bağlı olmama iradesi hangi şekillerde beyan edilebilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #229654

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) Madde 39, yanılma, aldatma veya korkutma (ikrah) sonucunda sözleşme yapan tarafın haklarını düzenler. Korkutma (ikrah) nedeniyle sözleşmenin iptali için öngörülen 'bir yıllık hak düşürücü süre', korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan itibaren işlemeye başlar. Yani, kişi üzerindeki tehdit, baskı veya zorlama hali sona erdikten sonra bu bir yıllık süre başlar. Bu bir yıllık hak düşürücü süre içinde, korkutulan tarafın sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirmesi veya verdiği şeyi geri istemesi gerekir. Aksi takdirde, sözleşmeyi onamış (icazet vermiş) sayılır ve sözleşme geçerli hale gelir. Sözleşmeyle Bağlı Olmama İradesinin Beyan Şekilleri: Kanun, bu irade beyanının belirli bir şekle tabi olduğunu öngörmemiştir. Dolayısıyla, irade beyanı herhangi bir şekil şartına bağlı değildir. Yargıtay içtihatlarına göre bu hak şu şekillerde kullanılabilir: 1. Karşı Tarafa Yöneltilecek Bir İrade Açıklaması: Korkutulan taraf, sözleşmenin diğer tarafına, sözleşmeyle bağlı olmadığını açıkça veya zımnen bildiren bir beyanda bulunabilir. Bu beyan yazılı (örneğin ihtarname) veya sözlü olabilir. İspat açısından yazılı olması tercih edilir. Metinde yer alan Yargıtay 15. HD kararı, 26.01.2009 tarihli ihtarname ile 'ibraname ile bağlı kalınmadığı'nın bildirilmesini yeterli görmüştür. 2. Def'i Yoluyla: Eğer korkutulan tarafa karşı sözleşmenin ifası için bir dava açılırsa, korkutulan taraf bu davada ikrah iddiasını bir savunma (def'i) olarak ileri sürerek sözleşmeyle bağlı olmadığını belirtebilir. 3. Dava Yoluyla: Korkutulan taraf, sözleşmenin iptali ve/veya verdiği şeylerin iadesi için bir tespit veya eda davası açabilir. Önemli olan, korkutmanın etkisinin ortadan kalkmasından itibaren bir yıl içinde bu yollardan biriyle sözleşmeyle bağlı olmama iradesinin karşı tarafa ulaşmış olması veya mahkemeye intikal ettirilmiş olmasıdır. Bu hak, hukuki niteliği itibarıyla bozucu yenilik doğuran bir haktır.