HMK Madde 277 uyarınca bilirkişinin sır saklama yükümlülüğünün kapsamı nedir ve bu yükümlülüğün ihlali durumunda bilirkişinin karşılaşabileceği hukuki sonuçlar neler olabilir?
HMK Madde 277, bilirkişinin sır saklama yükümlülüğünü düzenler. Bu yükümlülüğün kapsamı şöyledir: 1. Öğrenilen Sırlar: Bilirkişi, görevi sebebiyle (örneğin kendisine tevdi edilen dosyayı incelerken) yahut görevini yerine getirirken (örneğin keşif sırasında, taraflarla görüşürken) öğrendiği her türlü sırrı saklamakla yükümlüdür. 2. Kullanma Yasağı: Bilirkişi, bu öğrendiği sırları sadece saklamakla kalmayıp, aynı zamanda kendisi ve başkaları yararına kullanmaktan da kaçınmakla yükümlüdür. Örneğin, bir ticari sırrı öğrenip rakip bir firmaya aktarması veya kendi ticari faaliyetlerinde kullanması yasaktır. 3. Yardımcı Kişiler: Bilirkişi, görevinin icrası sırasında yardımını aldığı kişilerle (örneğin bir asistan) dahi bu sırları paylaşmaktan kaçınmalıdır. Eğer yardımcı kişi bir sırrı öğrenir ve ifşa ederse, bilirkişi kendi fiili gibi sorumlu olabilir. Bu yükümlülük, bilirkişinin sadakatle ve tarafsızlıkla görev yapma yükümlülüğünün bir uzantısıdır. Hukuki Sonuçlar: Bilirkişinin sır saklama yükümlülüğünü ihlal etmesi durumunda karşılaşabileceği hukuki sonuçlar şunlar olabilir: * Disiplin Sorumluluğu: Bilirkişi, bağlı olduğu meslek kuruluşunun disiplin kurallarına göre disiplin cezası alabilir. Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonları bünyesindeki bilirkişilik bölge kurulları tarafından listeden çıkarılma gibi yaptırımlar uygulanabilir. * Cezai Sorumluluk: Eğer ifşa edilen sır, TCK kapsamında suç teşkil eden bir nitelikteyse (örneğin TCK m. 258 - Göreve ilişkin sırrın açıklanması, TCK m. 239 - Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması, TCK m. 136 - Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme) cezai sorumluluğu doğabilir. * Hukuki Sorumluluk (Tazminat): Sırrın ifşası nedeniyle taraflardan biri veya üçüncü kişiler bir zarara uğramışsa, genel haksız fiil hükümlerine (TBK m. 49 vd.) veya sözleşmeye aykırılık (bilirkişilik bir nevi vekaletsiz iş görme veya mahkeme ile arasında bir tür kamu hukuku sözleşmesi olarak da değerlendirilebilir) hükümlerine göre tazminat sorumluluğu gündeme gelebilir.