TCK Madde 123/A'da düzenlenen 'ısrarlı takip' suçunun oluşabilmesi için 'ısrar' unsurunun ve 'ciddi bir huzursuzluk oluşması ya da kişinin kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duyması' sonucunun tespiti nasıl yapılır?
TCK Madde 123/A'da düzenlenen ısrarlı takip suçunun oluşabilmesi için 'ısrar' unsuru ve belirtilen sonuçların tespiti hakimin somut olayı değerlendirmesine bağlıdır: 1. 'Israr' Unsurunun Tespiti: Kanun, fiilin 'ısrarlı bir şekilde' işlenmesini aramaktadır. Bu, takip veya temas kurmaya çalışma eylemlerinin tek bir seferlik olmaması, süreklilik veya tekrar arz etmesi anlamına gelir. Israrın varlığı için belirli bir sayı veya zaman aralığı kanunda tanımlanmamıştır. Hakim, eylemlerin sıklığını, devamlılığını, niteliğini, mağdur üzerindeki etkisini ve failin niyetini (mağduru rahatsız etme, korkutma kastı) dikkate alarak ısrar unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediğini takdir edecektir. Birden fazla farklı yöntemle (fiziken takip, mesaj, arama, üçüncü kişilerle ulaşma) yapılan temas çabaları da ısrarı gösterebilir. 2. 'Ciddi Bir Huzursuzluk Oluşması ya da Kişinin Kendisinin veya Yakınlarından Birinin Güvenliğinden Endişe Duyması' Sonucunun Tespiti: Bu, suçun netice unsurlarından biridir ve bir 'somut tehlike' halini ifade eder. Failin eylemlerinin mağdur üzerinde bu etkilerden birini yaratmış olması gerekir. * Ciddi Huzursuzluk: Mağdurun günlük yaşamını, psikolojik dengesini olumsuz etkileyen, onu tedirgin eden, rahatsız eden bir durumun oluşmasıdır. Bu, mağdurun beyanları, tanık anlatımları, varsa psikolojik raporlar ve failin eylemlerinin niteliği (tehdit içerip içermediği, ne kadar sık yapıldığı vb.) ile değerlendirilir. * Güvenlikten Endişe Duyma: Mağdurun, failin eylemleri nedeniyle kendisinin veya yakınlarının (aile bireyleri, arkadaşları vb.) fiziksel veya psikolojik güvenliğine yönelik bir tehlike algılamasıdır. Bu endişenin makul ve objektif olarak da anlaşılabilir olması gerekir. Örneğin, failin geçmişte şiddet uygulamış olması, tehditkar ifadeler kullanması bu endişeyi haklı kılabilir. Hakim, bu unsurların varlığını değerlendirirken mağdurun subjektif algısının yanı sıra, ortalama bir kişinin benzer durumda ne hissedeceğini de (objektif ölçüt) dikkate alarak bir sonuca varacaktır.