HMK Madde 408'e göre hangi uyuşmazlıklar tahkime elverişli değildir? Bu kısıtlamanın temel gerekçelerini ve Yargıtay'ın tahkim şartının geçerliliğine ilişkin 'açık ve kesin irade' kriterini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #229643

HMK Madde 408'e göre tahkime elverişli olmayan uyuşmazlıklar şunlardır: 1. Taşınmaz mallar üzerindeki ayni haklardan kaynaklanan uyuşmazlıklar (örneğin mülkiyet, irtifak hakkı tespiti davaları). 2. İki tarafın iradelerine tabi olmayan işlerden kaynaklanan uyuşmazlıklar (örneğin boşanma, velayet, nüfus kayıtlarının düzeltilmesi gibi kamu düzenini ilgilendiren, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği konular). Bu kısıtlamaların temel gerekçeleri, genellikle kamu düzeni düşüncesi ve devletin yargı yetkisinin belirli alanlarda münhasır olmasıdır. Taşınmazlar üzerindeki ayni haklar, tapu sicilinin aleniyeti ve güvenilirliği ilkeleriyle yakından ilişkili olduğundan ve genellikle üçüncü kişileri de etkileyebildiğinden devlet yargısının denetiminde tutulmak istenmiştir. Tarafların serbest iradelerine tabi olmayan işler ise, genellikle kişilerin statüsünü, aile yapısını veya kamu menfaatini doğrudan ilgilendiren konulardır ve bu nedenle tahkim yoluyla çözümlenmeleri uygun görülmemiştir. Yargıtay, tahkim şartının geçerliliği konusunda, tarafların uyuşmazlığın hakemler yoluyla çözüleceğine dair iradelerinin 'açık ve kesin' olması gerektiğini vurgulamaktadır. Metinde yer alan Yargıtay 15. Hukuk Dairesi kararı (E: 2016/1522, K: 2017/1522) bu durumu örneklendirmektedir. Kararda, sözleşmede 'öncelikle kontrolörün hakemliğine başvurulacağı, çözüm bulunamazsa İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğu' şeklindeki bir düzenleme, tahkim iradesinin mutlak ve kesin olmadığını, mahkeme yolunu da açık bıraktığını ve bu nedenle geçerli bir tahkim şartı oluşturmadığını belirtmiştir. Tahkim iradesini zayıflatan veya belirsizleştiren kayıtlar, tahkim anlaşmasını geçersiz kılabilir.