Hakaret nedeniyle manevi tazminat davasında (TBK hükümleri çerçevesinde), ceza mahkemesinde verilen bir beraat kararının hukuk hakimini bağlayıcılığı ne ölçüdedir? (TBK Madde 74)
Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 74. maddesi, ceza hukuku ile hukuk mahkemesi arasındaki ilişkiyi düzenler. Bu maddeye göre: 'Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz.' Bu hüküm uyarınca, ceza mahkemesinde hakaret suçundan dolayı verilmiş bir beraat kararı, hukuk hakimini manevi tazminat davasında doğrudan bağlamaz. Hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat gerekçelerinden bağımsız olarak, sunulan delillere göre eylemin haksız fiil teşkil edip etmediğini ve manevi zarara yol açıp açmadığını kendisi takdir eder. Ceza hukukundaki ispat standartları (şüpheden sanık yararlanır ilkesi) ile özel hukuktaki ispat standartları farklıdır. Ceza mahkemesinde suçun unsurları tam olarak ispatlanamadığı için beraat kararı verilmiş olabilir, ancak aynı eylem özel hukuk anlamında bir kişilik hakkı ihlali ve haksız fiil teşkil edebilir. Ancak, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, ceza mahkemesinin tespit ettiği 'maddi olgular' ve özellikle 'fiilin hukuka aykırılığı' (suçun işlenmediğinin kesin olarak tespiti gibi) konularında hukuk hakimi ceza mahkemesi kararıyla bağlıdır. Yani, ceza mahkemesi bir fiilin hiç işlenmediğini kesin olarak tespit etmişse, hukuk hakimi bu maddi vakıayla bağlı kalır. Fakat beraat kararı delil yetersizliğinden verilmişse, hukuk hakimi kendi delil değerlendirmesini yapabilir.