Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 38. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 'susma ve kendini suçlamama hakkı' tanıklar için de geçerli midir?
Anayasa'nın 38. maddesinin beşinci fıkrasında 'Hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz.' hükmü yer almaktadır. Anayasa Mahkemesi, bu hakkın adil yargılanma hakkının güvencelerinden biri olduğunu belirtmiştir. Tanık da olsa bir kişi, vereceği beyanın hakkında suç isnadında bulunabilmesine yahut var olan isnatlara yeni isnatlar eklenmesine neden olabileceği veya var olan isnatların ispat edilmesinde kullanılabileceği hallerde beyanda bulunmaya zorlanmamalıdır. Türk hukuk sisteminde, tanığa bir çeşit yargısal muafiyet tanıyarak, vereceği beyanın hakkında devam eden suç isnadına bağlı yargılamalarda kullanılmasını veya hakkında yeni suç isnatlarında bulunulmasını önleyen hukuki bir düzenleme mevcut değildir. Dolayısıyla, bu gibi durumlarda tanığın susma ve kendini suçlayıcı beyanda bulunmama hakkı bulunmaktadır. (zulkufarslan.av.tr/tanikliktan-cekinme-disiplin-hapsi/, 'Tanıklıktan Çekinme Disiplin Hapsi' başlıklı metin)