Türk Medeni Kanunu m.219 ve m.220'de düzenlenen 'edinilmiş mal' ve 'kişisel mal' kavramları arasındaki temel fark nedir? Mal rejiminin tasfiyesi açısından bu ayrımın önemi nedir?
Edinilmiş mallara katılma rejiminde (yasal mal rejimi), eşlerin malvarlığı edinilmiş mallar ve kişisel mallar olmak üzere ikiye ayrılır. TMK m.219'a göre 'edinilmiş mal', her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir (örneğin, çalışma karşılığı olan edinimler, sosyal güvenlik ödemeleri, kişisel malların gelirleri, edinilmiş malların yerine geçen değerler). TMK m.220'ye göre 'kişisel mallar' ise kanun gereği (eşlerden birinin kişisel kullanımına yarayan eşya, mal rejiminin başlangıcında sahip olunan veya miras/karşılıksız kazanma yoluyla edinilen mallar, manevi tazminat alacakları, kişisel malların yerine geçen değerler) veya sözleşmeyle (TMK m.221) kişisel mal sayılan değerlerdir. Bu ayrımın temel önemi, mal rejiminin tasfiyesi sırasında ortaya çıkar. Kural olarak sadece edinilmiş mallar tasfiyeye (paylaşıma) tabi tutulur; her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olur (TMK m.236). Kişisel mallar ise tasfiye dışında kalır ve ait oldukları eşte kalır. (Kaynak: Edinilmis Mal)