5237 sayılı TCK'nın 220. maddesinin 6. fıkrası ('Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca örgüte üye olmak suçundan da cezalandırılır.') ile TCK'nın 314. maddesi ('Silahlı örgüt') arasında nasıl bir ilişki kurulmaktadır? AİHM'nin Işıkırık v. Türkiye kararında bu ilişkinin uygulanışına yönelik eleştiriler nelerdir?
TCK m.220/6, genel bir örgüt suçları düzenlemesidir. TCK m.314 ise özel olarak silahlı terör örgütlerini düzenler. Uygulamada, bir kişi silahlı terör örgütüne (TCK m.314) üye olmasa bile, o örgüt adına bir suç işlediğinde, TCK m.220/6 yollamasıyla TCK m.314/2 (silahlı örgüte üye olma) uyarınca cezalandırılabilmektedir. AİHM, Işıkırık v. Türkiye kararında bu uygulamayı eleştirmiştir. Mahkeme'ye göre, TCK m.314'ten (örgüt üyeliği) ceza vermek için suçun süreklilik, çeşitlilik, yoğunluk içermesi ve hiyerarşik yapı altında işlenmesi gibi kriterler aranırken, m.220/6 yollamasıyla m.314 uygulandığında mahkemeler bu kriterleri denetlemeden veya aşırı geniş yorumlayarak, tek bir eylemi dahi (örneğin cenazeye katılıp slogan atma) 'örgüt adına suç işleme' ve dolayısıyla 'örgüt üyeliği' gibi cezalandırmaya yeterli görmektedir. Bu durumun, kanunun öngörülebilirliğini zedelediği ve AİHS m.11 (toplantı ve dernek kurma özgürlüğü) ile bağlantılı olarak AİHS m.7'yi (kanunsuz ceza olmaz) ihlal ettiği sonucuna varılmıştır. (Kaynak: TCK 220 6 Maddesi AIHM Karari Isikirik Karari)