AİHM'in Işıkırık v. Türkiye kararında, TCK'nın 220. maddesinin 6. fıkrasında düzenlenen 'örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme' hükmünün Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin hangi maddesi açısından sorunlu olduğu tespit edilmiştir? Mahkemenin bu tespitteki temel gerekçeleri nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #229300

AİHM, Işıkırık v. Türkiye kararında, TCK m.220/6'nın (örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme) AİHS'nin 11. maddesi (toplantı ve dernek kurma özgürlüğü) ile bağlantılı olarak AİHS m.7 (kanunsuz ceza olmaz - suçta ve cezada kanunilik) ilkesi açısından sorunlu olduğunu tespit etmiştir. Mahkemenin temel gerekçeleri şunlardır: 1) Hükmün Lafzının Genişliği ve Belirsizliği: TCK m.220/6'nın lafzının ve yerel mahkemeler tarafından yorumlanıp uygulanış biçiminin çok geniş olduğu, 'örgüt adına hareket etme' kavramının belirsiz olduğu. 2) Öngörülemezlik: Bu geniş yorum ve uygulamanın, kişilerin hangi eylemlerinin bu suç kapsamına gireceğini öngörmelerini zorlaştırdığı, bu nedenle kanunun öngörülebilir olmadığı. 3) Orantısız Yaptırım: Sadece bir eyleme katılma, slogan atma gibi fiillerin 'gerçek örgüt üyesi gibi' cezalandırılmasının (örneğin 6 yıl 3 ay hapis) çok ağır ve orantısız bir yaptırım olduğu. 4) Caydırıcı Etki: Bu durumun, barışçıl politik tartışmalara ve eylemlere katılmak isteyen kişiler üzerinde ifade, toplantı ve gösteri özgürlüklerini kullanma konusunda caydırıcı bir etki yarattığı. Bu nedenlerle AİHM, müdahalenin kanun tarafından öngörülebilir olmadığına ve AİHS m.11'in ihlal edildiğine karar vermiştir. (Kaynak: TCK 220 6 Maddesi AIHM Karari Isikirik Karari)