Sigara ve alkol kaçakçılığı suçunda (5607 sayılı Kanun m.3), suçun konusunu oluşturan eşyanın 'kişisel kullanım' miktarında olup olmamasının önemi nedir? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımı ve kişisel kullanım miktarının belirlenmesindeki kriterler nelerdir?
5607 sayılı Kanun m.3, çeşitli fıkralarında tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü içkilerin gümrük işlemlerine tabi tutulmaksızın ülkeye sokulmasını, bu amaçla satın alınmasını, satışa arz edilmesini, satılmasını, taşınmasını veya saklanmasını suç olarak tanımlar. Eğer fail, ele geçirilen kaçak sigara veya alkolün kişisel kullanımı için olduğunu iddia ederse, bu durum suçun vasfını etkileyebilir. Kişisel kullanım miktarında olan eşyanın ticari amaçla değil, kişisel tüketim amacıyla bulundurulduğu kabul edilirse, fail beraat edebilir veya daha hafif bir yaptırımla karşılaşabilir. Yargıtay, kişisel kullanım miktarını belirlerken kesin bir sınır koymamakla birlikte, somut olayın özelliklerine, ele geçirilen eşyanın miktarına, cinsine, çeşitliliğine ve failin sosyal-ekonomik durumuna göre değerlendirme yapar. Örneğin, bir Yargıtay kararında 200 adet (1 karton) sigaranın kişisel kullanım olabileceği belirtilirken, başka bir kararda 19 karton sigaranın kişisel kullanım dışında kaldığı ve ticari amaç taşıdığı kabul edilmiştir. Bu nedenle her olay kendi özelinde değerlendirilir. (Kaynak: Sigara Veya Alkol Kacakciligi Sucu Ve Cezasi)