Hırsızlık suçu (TCK m.141) ile yağma suçu (TCK m.148) arasındaki temel fark, suçun işleniş biçimi ve mağdurun iradesi üzerindeki etki açısından nasıl ortaya konulabilir? Mal alındıktan sonra, geri almak isteyen kişiye karşı cebir veya tehdit kullanılması durumunda eylemin hukuki niteliği ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #229289

Hırsızlık (TCK m.141), zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, yarar sağlamak amacıyla bulunduğu yerden almaktır. Burada mağdurun iradesi zorlanmaz, mal gizlice veya habersizce alınır. Yağma (TCK m.148) ise, bir başkasını tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmaktır. Yağmada, malın alınması için mağdurun iradesi cebir veya tehdit yoluyla kırılır. Temel fark, yağmada cebir veya tehdit unsurunun varlığıdır. TCK m.148 gerekçesinde belirtildiği üzere, mal alındıktan, yani hırsızlık suçu tamamlandıktan sonra, malı geri almak isteyen kişiye karşı cebir veya tehdide başvurulması halinde artık yağma suçundan söz edilemez. Bu durumda hırsızlık suçu ve ayrıca kullanılan cebir veya tehdide göre kasten yaralama veya tehdit suçları oluşur ve gerçek içtima hükümleri uygulanır. (Kaynak: Hirsizlik Sucu Ile Yagma Sucunun Farki)