Üçüncü kişi yararına sözleşme (TBK m.129) tam ve eksik olmak üzere ikiye ayrılır. Bu iki tür arasındaki temel fark, üçüncü kişinin ifayı talep hakkı açısından nasıl ortaya çıkar?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #229283

TBK m.129'da düzenlenen üçüncü kişi yararına sözleşmede temel ayrım, üçüncü kişinin borçludan (vaad edenden) ifayı doğrudan talep edip edemeyeceğine ilişkindir. Eksik üçüncü kişi yararına sözleşmede (TBK m.129/1), üçüncü kişi sadece ifayı kabul etme yetkisine sahiptir; ifayı bizzat talep etme hakkı yoktur. İfayı talep hakkı sözleşmenin tarafı olan alacaklıya (vaad ettirene) aittir. Üçüncü kişi burada alacaklı değil, sadece edimin lehdarıdır. Tam üçüncü kişi yararına sözleşmede ise (TBK m.129/2), tarafların amacına veya örf ve adete uygun düştüğü takdirde, üçüncü kişi (veya halefleri) borcun ifasını bizzat ve alacaklıdan (vaad ettirenden) bağımsız olarak borçludan (vaad edenden) isteyebilir. Burada üçüncü kişi, sözleşmenin kurulmasıyla doğrudan ve aslen bir alacak hakkı kazanır. (Kaynak: Ucuncu Kisi Yararina Sozlesme Nedir)