Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu (TCK m.134) ile kişisel verilerin kaydedilmesi suçu (TCK m.135) ve kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu (TCK m.136) arasındaki temel ayrımlar nelerdir? Bir internet sitesinde, bir imamın özel hayatına dair (önceki evliliği, cezaevi geçmişi gibi) bilgilerin yayınlanması hangi suç kapsamında değerlendirilebilir?
Bu suçlar arasındaki temel ayrımlar şunlardır: TCK m.134 (Özel hayatın gizliliğini ihlal), kişinin özel yaşam alanına (başkalarınca bilinmesi istenmeyen özel olaylar, ilişkiler) izinsiz girilmesini, görüntü veya seslerin kayda alınıp ifşa edilmesini cezalandırır. TCK m.135 (Kişisel verilerin kaydedilmesi), hukuka aykırı olarak kişisel verilerin (kimlik bilgileri, sağlık durumu, mali bilgiler vb.) kaydedilmesini cezalandırır. TCK m.136 (Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme), hukuka aykırı olarak kaydedilmiş veya ele geçirilmiş kişisel verilerin başkasına verilmesini, yayılmasını veya ele geçirilmesini cezalandırır. Bir imamın özel hayatına dair, kamuoyu tarafından bilinmeyen ve güncel olayla doğrudan bağlantısı olmayan (önceki evliliği, yıllar önceki adli soruşturması gibi) bilgilerin bir internet sitesinde yayınlanması, Yargıtay 12. CD, 2015/4183 E. sayılı kararına göre TCK m.134/1 (özel hayatın gizliliğini ihlal - ifşa) kapsamında değerlendirilmiştir. Eğer bu bilgiler ayrıca hukuka aykırı kaydedilmiş ve sonra yayılmışsa TCK m.136 da gündeme gelebilir. Ancak somut olayda Yargıtay, TCK m.134/1'i uygulamıştır. (Kaynak: Ozel Hayatin Gizliligini Ihlal Sucu Yargitay Kararlari)