Mirasın hükmen reddi (TMK m.605/2) davasında, davacının mirasçı olup olmadığının tespiti neden önemlidir? Mirasın reddi yetkisini içeren özel vekaletname şartı hangi düzenlemeye dayanmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #229261

Mirasın hükmen reddi davasını (terekenin ölüm tarihinde borca batık olması nedeniyle mirasın reddedilmiş sayılması) yalnızca yasal ve atanmış mirasçılar açabilir. Bu nedenle, davacının murisin mirasçısı olup olmadığının tespiti, aktif dava ehliyetinin varlığı açısından önemlidir. Mirasçı olmayan bir kişinin açtığı dava, aktif dava ehliyeti yokluğundan reddedilir. Mirasın reddi, kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğundan ve önemli sonuçlar doğurduğundan, vekil aracılığıyla kullanılması durumunda vekaletnamede bu konuda özel yetki bulunması gerekir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2015/1835 E. sayılı kararında da atıf yapılan TMK'nın Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzüğün 39/2. fıkrası gereğince mirasın reddi yetkisini içeren vekaletname sunulmalıdır. (Kaynak: Mirasin Hukmen Reddi Yargitay Kararlari)