CMK Madde 197'nin gerekçesinde belirtilen 'sanık yoksa avukatın duruşmaya kabul edilmediği' şeklindeki uygulamaların savunma hakkına etkisi nedir? CMK m.197 bu sorunu nasıl çözmeyi amaçlamaktadır?
Uygulamada bazen, duruşmaya gelmeyen sanıkların gelmelerini zorlamak amacıyla, sanık yoksa müdafiinin (avukatın) duruşmaya kabul edilmemesi gibi durumlar yaşanabilmekteydi. Bu durum, Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan savunma hakkının özünün kısıtlanması anlamına gelmektedir. CMK Madde 197, 'Sanık hazır bulunmasa da müdafii bütün oturumlarda hazır bulunmak yetkisine sahiptir.' hükmüyle bu tür uygulamalara son vermeyi amaçlamaktadır. Böylece, sanığın fiziken duruşmada bulunup bulunmamasından bağımsız olarak, müdafiinin sanığı temsil etme, savunma yapma ve duruşmadaki tüm işlemlere katılma hakkı açıkça güvence altına alınmıştır. Bu, adil yargılanma hakkının temel bir unsuru olan savunma hakkının etkin kullanımını sağlar. (Kaynak: CMK Madde 197 Sanığın Müdafi Gönderebilmesi)